EYT düzenlemesi, erken emeklilik hakkı kazanan milyonlarca kişi nedeniyle kamu bütçesi üzerinde kalıcı ve yüksek bir finansal yük oluşturmaktadır. 2026 yılı itibarıyla artan emekli sayısı, yükselen maaşlar, sağlık giderleri ve sosyal güvenlik açıkları birlikte değerlendirildiğinde, EYT’nin devlete maliyeti artık yalnızca sosyal bir düzenleme değil, makro ekonomik bir risk faktörü haline gelmiştir.
EYT’lilerin Devlete Maliyeti 2026
EYT’lilerin devlete maliyeti 2026 yılı itibarıyla yalnızca emekli maaşları üzerinden değil, sağlık, ikramiye, vergi kaybı ve SGK prim açığı gibi birçok kalemde hissedilmektedir ve toplam yük yıllık yaklaşık 1,9 trilyon TL seviyesine ulaşmaktadır. Bu tutar merkezi bütçenin neredeyse yüzde 18’ine karşılık gelmekte ve kamu harcamalarında ciddi bir daraltma baskısı oluşturmaktadır.

EYT Maliyetini Oluşturan Temel Kalemler
EYT maliyetini belirleyen ana unsurlar emekli maaşları, sağlık giderleri, bayram ikramiyeleri ve aktif çalışan sayısındaki azalmaya bağlı prim kayıplarıdır ve bu kalemlerin her biri 2026 itibarıyla tek başına yüz milyarlarca TL düzeyindedir. Toplamda SGK’nın yıllık ek finansman ihtiyacı yaklaşık 1,1 trilyon TL’ye ulaşmakta ve Hazine desteği zorunlu hale gelmektedir.
Emekli Maaşları Devlete Ne Kadar Yük Getiriyor?
2026 yılında EYT kapsamında yaklaşık 3,4 milyon emeklinin aylık ortalama 19.500 TL maaş aldığı varsayıldığında yalnızca maaş ödemeleri yıllık yaklaşık 795 milyar TL seviyesine çıkmaktadır ve bu tutar her yıl otomatik zamlarla birlikte artmaya devam etmektedir.
Sağlık Harcamalarının Toplam Etkisi Nedir?
EYT sonrası emekli olan bireylerin sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması nedeniyle SGK’nın kişi başı yıllık ortalama sağlık gideri 22.000 TL’ye ulaşmakta ve toplam sağlık maliyeti 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 74 milyar TL düzeyine çıkmaktadır.
Bayram İkramiyeleri Bütçeyi Nasıl Etkiliyor?
2026 yılında emeklilere ödenen bayram ikramiyesi kişi başı toplam 10.000 TL seviyesine yükselmiş durumda olup, EYT’liler için yıllık toplam ikramiye maliyeti yaklaşık 34 milyar TL’ye ulaşmaktadır.
Prim Kaybı Devlet Gelirlerini Nasıl Azaltıyor?
EYT ile iş gücünden erken ayrılan çalışanların yerine aynı sayıda sigortalı istihdam sağlanamadığı için SGK’nın yıllık prim gelir kaybı yaklaşık 210 milyar TL seviyesinde hesaplanmaktadır.
EYT’nin Bütçe Dengesine Etkisi 2026
EYT’nin bütçe üzerindeki etkisi yalnızca doğrudan harcamalarla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda kamu yatırımlarının kısılması, vergi artışları ve borçlanma ihtiyacının yükselmesi gibi dolaylı sonuçlar da doğurmaktadır ve 2026 yılı itibarıyla bütçe açığının yaklaşık yüzde 27’si doğrudan EYT kaynaklı oluşmaktadır.
EYT’nin Uzun Vadeli Ekonomik Sonuçları
EYT’nin uzun vadede iş gücü piyasasında verimliliği düşürdüğü, genç işsizliği artırdığı ve sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği zayıflattığı görülmektedir ve 2030’a gelindiğinde toplam maliyetin yıllık 3 trilyon TL bandını aşması beklenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıda EYT’lilerin Devlete Maliyeti 2026 ile ilgili sıkça sorulan sorular ve yanıtları yer almaktadır:
EYT’nin devlete yıllık maliyeti ne kadar?
2026 itibarıyla EYT’nin yıllık toplam maliyeti yaklaşık 1,9 trilyon TL seviyesindedir ve bu tutar bütçenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
EYT sağlık harcamalarını ne kadar artırdı?
EYT sonrası emekli sayısındaki artış nedeniyle yıllık sağlık giderleri yaklaşık 74 milyar TL yükselmiştir.
EYT bütçe açığını nasıl etkiliyor?
EYT, bütçe açığının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturarak kamu maliyesinde ciddi bir dengesizlik yaratmaktadır.
EYT prim gelirlerini neden düşürdü?
Erken emeklilik nedeniyle aktif çalışan sayısı azalmış ve bu durum SGK prim gelirlerinde yıllık 210 milyar TL kayba yol açmıştır.
EYT uzun vadede sürdürülebilir mi?
Mevcut finansman yapısıyla EYT’nin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı ve sistemin her yıl daha fazla açık verdiği görülmektedir.
EYT vergi artışlarına neden olur mu?
Evet, artan kamu harcamaları nedeniyle dolaylı vergiler ve harçlarda artış baskısı oluşmaktadır.
EYT kamu yatırımlarını etkiler mi?
Bütçenin büyük kısmı sosyal harcamalara yöneldiği için altyapı ve sanayi yatırımlarında kaynak daralması yaşanmaktadır.